skip to Main Content
Ankyra Antik Kenti

Ankyra Antik Kenti

Ankyra Ne Demek?

Ankyra“, gemi çarpması anlamına gelmekte. Bizanslı Stephanos’un Coğrafya Sözlüğü’nde kente bu adın, Mısırlıları denize dek sürüp çapalarına el koyan Galatlarca verildiğini sürer.

Ankyra Antik Kenti

Pausanias, kentin Galatlardan önce Phryg kralı Midas tarafından kurulduğunu yazar. Phryg söylencelerine göre gemi çapasını ilk bulan kişi kral Midastır. Ankyra çevresinde Alt Paleolitik buluntuları ortaya çıkarılamamıştır. Çubuk Çayında, Keçiören yakınında Orta Paleolitik kalıntılarına rastlanmıştır. Durupınar yakınındaki höyükte yapılan araştırmalarda Çatalhöyükdeki çanak çömleklere benzer kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Yöredeki höyüklerin çoğu Kalkolitik çağa aittir. Hemen her koyakta İlk, Orta, Son Tunç çağlarına ait höyükler de dikkati çeker. Kazılan bazı höyüklerden Hititve Phryg dönemlerine ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.

Ankyra Antik Kenti | Tatilyardimcim
Ankyra Antik Kenti

İÖ VII. Yy’da Lydialılar Kızılırmak’a dek bütün bölgeyi ele geçirdiler. İÖ 567’de Pers yönetimi kuruldu. Herodotos’a göre ordu, tecim ve posta yolu olarak kullanılan Kral Yolu ( The Royal Road) Ankyra’dan geçiyordu ve kent bu yol üstünde önemli bir konaklama, duraklama yeri idi.

“Ankyra” adı, yazılı kaynaklarda ilk kez İskender’in doğu seferiyle ilgili olarak geçer. Tarihçiler, İskender’in ordusunu Apameia Kelinai’den Gordion’a getirdiğini ve burada ünşü düğümü kestikten sonra Ankyra’ya ulaştığını yazarlar. İÖ (İsa’dan önce) 331’de İskender, Pers egemenliğine son verince Helenistik Dönem başladı. Kral Yolu eski önemini yitirince “Ankyra” da bundan nasibini aldı ve gerilemeye başladı.

İskender’in ölümünden sonra “Ankyra” İÖ III. Yy sonlarına dek Selevkosların elinde kaldı. Daha sonra Balkanlardan gelen ve üç kola ayrılan Galatların Tektosag kolunun egemenliğine girdi. İÖ (İsa’dan önce) 189’da Romalı komutan Manlius Vulso komutasındaki ordu Ankyra‘ya geldi; diğer Galatları da yenerek bölgeyi Pergamon Krallığına bağladı. İÖ (İsa’dan önce) 168’de Pergamon ordusunu yöreden çıkarmak isteyen Galatlar, yapılan savaşta yengi kazandılar ve Ankyra yeniden Galat egemenliğine girdi.

Ankyra Antik Kenti Görselleri | Tatilyardimcim
Roma Döneminde Ankyra Antik Kenti

İÖ (İsa’dan önce) 25’te Galatia bir Roma eyaleti durumuna getirildi; “Ankyra” da Roma İmparatorluğu’nun bir kenti oldu. Yazıt ve sikkeler göstermektedir ki, Ankyra bu dönemde garnizon merkezi olmasının yanında önemli bir tecim odağı idi. İS II. Yy’da Vespasianus döneminde yapılan yeni yollar kentin önemini daha da arttırdı. Doğu Roma kültürü bu yolları kullanarak Batıya da yayıldı. Roma başkent olarak yerini Bizans’a bırakınca Küçük Asya’nın ve Ankyra’nın önemi daha da artmış oldu. İmparatorluk ordularının kışlık konaklama, ikmal ve toplanma yeri olduğundan, Ankyra, önemini korudu. Ekonomik yaşam giderek canlandı. Dokumacılıkta ve boyalı kumaş üretiminde kentin saygın bir ünü vardı. Bizans-Sasani savaşlarında Ankyra çok zarar gördü. Barış dönemleri savaşlarda kesintiye uğradı. Ankyra artık bir savaş platformu durumundaydı; sık sık el değiştirdi. IX. Yy’da Abbasi orduları “Ankyra’ya” önemli zararlar verdi. Kent 838’de yağmalandı. Sonraki 200 yıl boyunca barış ve toparlanma dönemi olarak önemlidir. Bizans’ın Doğu ülkeriyle tecimsel etkinkikleri gelişince Ankyra da bundan yararlandı. Ancak, veba salgınları, kıtlıklar ve depremler huzur bırakmadı; kent nüfüs yitirdi.
ANKYRA GÜNÜMÜZDE ANKARA OLARAK YAŞAMAKTADIR!
Ankyra hakkında daha detaylı araştırma yapmak isterseniz BURAYA tıklamanız yeterlidir.

Günümüzden 3000 yıl öncesi yani Milattan Önce 10. yüzyıllara dara uzanan tarihiyle Ankara iline, eski adıyla “Ankyra “antik kentine Galatlar “yol bölen, durdurucu” anlamıyla özdeşleşen bu adı vermişlerdi. Bu kavram daha sonra gemicilik sektöründe kullanılmaya başlandı ve gemi çapası anlamına gelen “Anchor” kelimesi kullanılmaya başlandı. Bu deyime sebep olan düşüncenin bugün Ankara Kalesinin bulunduğu kayalık mevki sebebiyle düşünülüp karar verildiği tahmin edilmektedir.

“Ankyra” Antik Kenti’nin potansiyel kurucusunun kim olduğu konusunda uzmanlar hala net bir kanıya sahip değildir. “Ankyra“ Antik Kenti’nin kurucusu Frig Kralı Gordios’tur. Farklı bir rivayete göre de Gordios’un oğlu Midas olduğu söylenmektedir. Uzmanlar günümüzde dahi “Ankyra’yı “ kime mal edeceklerine karar verememişlerdir fakat bu antik kentin potansiyel kurucusu sadece iki kişidir. Ortaya çıkan bulguların kiminde Gordios’un şehri kurduğu düşünülmekte olup, kimi bulgularda ise oğlu Midas’a ait bulgular ortaya çıkmaktadır.

Hitit döneminde “Ankyra” Antik Kenti bir askeri üs olarak kullanılmaya başlandı. İlerleyen tarihlerde bu kente Frigyalılar hakim oldu ve kenti tam anlamıyla kuranlar Frigyalılar oldu. Milattan Önce 700 yıllarından sonrasında Lidyalılar kenti ele geçirmiştir. Milattan Önce 500 yıllarına kadar kenti elinde tutan Lidyalılar M.M 547 yılında bölgeyi Pers İmparatorluğuna kaybetti. M.Ö 330 yılında Büyük İskender “Ankyra” Antik Kentini Makedon ve Helen Egemenliği sınırlarına kattı. Efsaneye göre Gardion’un ünlü düğümünü kesemeyen Büyük İskender’in bu düğümü kılıcıyla kestiği rivayet ediliyor. Ayrıca İmparator İskender bu kenti ele geçirince birkaç ay bu bölgede kaldığı bilinmektedir.” Ankyra” Antik Kenti’nin bu Makedon egemenliğine dahil olduğu dönemde, Ankara’ya gelen Galatlar tarafından Ankara Kalesi’nin inşa edildiği de bilinmektedir.

Milattan Önce 189 yılında Büyük Romalı Komutan Vulsa tarafından mağlup edilen Galatlar “Ankyra “Antik Kenti’ni Roma İmparatorluğuna devretmiş oldu. Romalılar tarafından uzun zamanlar boyunca egemenlikleri altında tutulan “Ankyra” kentine aynı zamanda Romalılar tarafından büyük yatırımlar ve geliştirmeler yapıldı. Bugün bile günümüz Ankara’sında Roma döneminden kalma çok fazla inşaya rastlanabilmektedir. Günümüzde de Ankara İlimizde kalıntıları bulunan Roma Hamamı inşa edildiği dönemde dünyanın en büyük hamamlarından bir tanesiydi. Bu hamamın Milattan sonra ilk üç yüzyıl içinde yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu tarihi hamamı ortaya çıkarma çalışmalarında yine antik dönemden kalma roma imparatorlarının adlarına çıkarılmış sikke ve altın paralar bulunmuştur.

Eski tarih süreçleri boyunca Ankara’nın tepe kenti Hacıbayram Camii’nin bulunmuş olduğu mevkide idi. Roma döneminde “Ankyra” Antik Kenti Roma ve Augustus Tapınağı’nın bu kutsal tepenin etrafında bulunuyordu. Ankara Kalesi’nin dibindeki Roma Tiyatrosu ve Hisar’da bulunan Kale’nin bizzat kendisi Roma kenti sınırları içerisindeydi. Bulunan tarihi sikkelerden ve yazıtlardan anlaşıldığı üzere Ankara’da Roma döneminden önce, Bereket tanrıçasına ve ay tanrısına inanılıyordu. Bereket tanrıçası, Çatalhöyük’te görüldüğü üzere Milattan Önce 7. ve 6 binli yıllarda Anadolu’da bulunan halkların tanrıçası olduğu gibi Frigler imparatorluğunun ve halkının da en önemli tanrıçası idi. Ay tanrısı da Anadolu halkları tarafından oluşturulmuş bir tanrıdır. Ay tanrısına en çok Frigya Lydia bölgelerinde bulunan yerli halklar itimat ediyordu.

Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen Augustus tapınağının da cephenin ve kapıların doğuya değil de batıya dönüş bir şekilde inşa edilmiş olması da bu tapınağın eski Anadolu geleneğine ait bir tapınak olduğunu ifade ediyor.

Roma dönemi boyunca “Ankyra “Antik Kenti onarılıp geliştirilmeye devam edilmiştir. Şehir günden güne büyüyerek Roma İmparatorluğunun kalbi durumuna gelmiştir. Hatta Roma İmparatoru Neron, “Ankyra” Antik Kenti’ni başkent ilan etmişti. Roma dönemine ait bulunan altınlar, sikkeler ve yazılarda bu durum açıkça belirtilmiştir. Roma İmparatoru Caracalla ise kenti çevreleyen surları ve Ankara Kalesini onararak şehrin gelişmesine ve büyümesine katkı sağlamıştı.

Ankara Kalesi’nin eteklerinde bulunan çarşı ve hanın onarılarak müzeye dönüştürülmesiyle birlikte kazanılan büyük tarihi yapı sayesinde taş devrine ait olduğu düşünülen eserler bulunmuştur ve Roma döneminden kalma birçok eser bu müzede sergilenmektedir. Bu müzenin adı Anadolu Medeniyetler Müzesidir.

Türkler, Ankara şehrini egemenlik sınırlarına dahil ettikleri andan itibaren Augustus ve Roma Tapınaklarına dokunmamış, zarar vermemiş, yıkmamış ve onlara saygı, sevgi, hoşgörü görerek Hacıbayram Camii’ni kilisenin hemen yan tarafına inşa etmişlerdir.

İlk olarak 11. yüzyılda Türk hakimiyetine geçen bu şehirde hiçbir antik kalıntı ve izlere zarar verilmemiş ve onarma çalışmaları yapılmıştır. Türk egemenliği boyunca en önemli kentlerden biri olan “Ankyra” Antik Kenti, Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminde ahi önemini korumuş ve Osmanlı İmparatorluğuna geçtiği dönem boyunca ticari bir kent olarak kullanılmaya devam edilmiştir.

Ankyra” Antik Kenti’nin günümüz Ankara’sının Ulus Meydanını çevreleyen bir alanda kurulduğu bilinmektedir. Çoğu Tarihi eser ve kalıntının da Ulus Meydanı etrafında bulunması bu bilgiyi destekler niteliktedir. Türkiye Cumhuriyeti dönemine girildikten sonra Ankara Şehri Anadolu’nun en gözde ve önemli şehri olmaya ve tarihsel yapıları ve medeniyetleri temsil etmeye devam etmiştir.


This Post Has 8 Comments
  1. Tesadüfen, internete ararken bu siteye denk geldim. Gerçekten anlatım şekli ve görsel uyumu çok etkiliyici, bi nevi öykü okur gibi hayallere daldım. Bilmem gerekenleri yeteri kadar öğrendim, gitmeyi düşünüyordum görmek,gezmek için yazılan info ve bio bana büyük beklentiler kattı. İnşallah yanlış bilgilendiren sahte sitelere düşmeden, buradan kolay erişim ve doğru bilgi sayesinde. Milletimiz ve turistlerde yararlanır, verdiğiniz hizmet için ve düzgün diksiyonla yazdığınız metin için teşekkür ederim. Diğer antik yerler için beklemedeyiz sayın site yöneticisi, Herkese tavsiye ederim.

  2. Site gercekten harika aradığın tum tanımları buluyorsun sitenin krucusuna teşekkürlerimi iletiyorum

  3. Gitmiş kadar oldum o kadar güzel anlatmışsın ki merak uyandırdı… teşekkürler

  4. Çok kıymetli bilgiler, geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez, bu haliyle paylaşılan bilgileri çok seviyorum, sanki zamanda yolculuk yapmış gibiyim. Teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top
×Close search
Ara